T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YOZGAT İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Aşık Nazi

Âşık Nazi Yozgat’ta 1863 yılında doğmuştur. Tüccar İsmail Efendi’nin oğludur. Aileleri Çekerek ilçesinin Beyyurdu Köyü’nden gelmedir. Nazî’nin asıl adı Mustafa’dır. Yozgat’ta Mustafa Nazî diye tanınırdı. Nazî, Yozgat çevresinde çevrede en cins at onun olurdu. En iyi ata binen cirit oynayanlardan birisi idi. Nazi ölümünden yedi sene önce bir cirit oyunu so­nunda fazlasıyle terlemiş, istirahat için oturduğu çimenlerin üzerinde bağırsaklarını üşütmüş ve ölümüne sebep olan kanlı basur hastalığına yakalanmıştı. Nazî, bu hastalığı yenememiş ve ömrünün son zamanlarındaki şiirlerini tutulduğu amansız dertleri anlatmakla, doktorlardan imdat is­temekle ah ü figan ederek yazmıştır.

Nazî, ahengi, muhabbeti, meclisi hele güzeli ve güzel sanatları çok severdi. Şiirindeki ince sanat, onu arkadaşları arasında seçkin bir şahsiyet yapmıştır. Nazî’nin şiirinde mahlâsı gibi kibarlık ve yenilik du­yulur.

Nazî 1902 tarihinde Yozgat’ta vefat etmiştir. Mezarı, Keverli Burun’dadır. Fakat yeri belli değildir. Bir ei yazma divanı mevcuttur.

Radyo ve televizyonlarımızda severek dinlediğimiz bestelenen bozlağı aşağıdadır.

YOZGAT BOZLAĞI (CANAN ELİ)

Bir selâm gönderdim canan eline 
Acep bu selâmlar yetişir m’ola?

Bülbül de hasrettir gonca gülüne,

Kavuşur da bir kez ötüşür m’ola?

Ölürsem gurbette suyum kim döke?

Nazlı yârim yok ki kefenim dike,

Yârim hasretinle dert çeke çeke,

Açılan yareler bitişir m’ola?

Eser bâd-ı sabâ, değer sam yeli,

Hey biçare Nazî yâr da sam gibi,

         Var mıdır âlemde olmuş ben gibi...
         Ciğerinden yanıp tutuşur m’ola?