site ağacıSite Ağacı aramaArama
Yöresel Kıyafetler

GELENEKSEL YOZGAT GİYSİLERİ

Geleneksel Türk giyim kuşamında görülen benzerlikler Yozgat’ta da görülmektedir.

      

1960'lı Yıllarını gelinliğinden bir örnek                  Kazankaya, Deveci, Kızılcakışla’da özellikel yaşlı kadınların kullandığı yemeni altı başlığı.
Leman AKÇADAĞ. Kırım Köyü (1952) 

 

Kadınlar, cumhuriyetten önce kentte genellikle “bürük” denilen Merzifon dokumasından yapılmış uçkurlu çarşafa sarınırlardı. Köylü kadınlar, başlarına fes giyerler ve başörtüsü sararlardı. Üç etek ve salta giyerlerdi. Düğün, nişan gibi törenlerde üç etek, bindallı gibi giysiler giyilirdi.

Erkekler, üslerine ceket, altlarına da potur (zıpka) ya da şalvar giyerler; bellerine de kuşak sararlardı. Ayaklarında çarık, ökçesiz yemeni ya da mıhlı kundura olurdu. Çoraplar, yünden yapılır ve çeşitli desenlerle süslenirdi.

Yozgat’ın bazı köylerinde günlük yöresel giysiler kullanılmaktadır. Giysilerde kadife, atlas, kutnu, Selimiye cinsi dokuma kumaşlar yeğlenmiştir. Bunların çoğunluğu ipek iplikle dokunmuştur. Atlas kumaşlarda koyu pembe, kırmızı, nar çiçeği, mor en sık kullanılan renklerdir. Kadifede ise bordo, kırmızı ve mor renklerin yeğlendiği görülmektedir.

Giysilerde işleme tekniği olarak Türk sanatında zengin örnekler veren “dival işi” ve “sim sarma” teknikleri kullanılmıştır.

GELENEKSEL KADIN GİYSİLERİ

1. Fes: Genelde kırmızı renkli, ön kısmı altın paralar, işlemeler ve boncuklarla süslü bir başlıktır. Fesin püskülü bele kadar iner. Ön kısmı işlemeler, boncuklarla süslenir. Üst kısmına da altın (ya da altın görünümlü) paralar takılır. (Bazı köylerde feslerin önünün ay ve yıldızla süslendiği de görülür.) Fesin üstü çevre (kıvrak, yazma) ile örtülür.  

2. Çevre: Kenarları kıvrılmış, oya ya da işlemelerle süslenmiş mendil, başörtüsü vb. olarak kullanılan dört köşe tülbenttir. “Kıvrak” ve “yazma” olarak da bilinir. Genellikle kadifeden dikilir. Uzun bir cepkeni andıran giysinin etek kısmı üç parçadan oluşur. İçine yörelere göre farklılık gösteren göynekler giyilir. Eteğin öndeki kısımları bele bağlanır. Üzerine de kuşak takılır.

 

 3. Üç Etek: Genellikle kadifeden dikilir. Uzun bir cepkeni andıran giysinin etek kısmı üç parçadan oluşur. İçine yörelere göre farklılık gösteren göynekler giyilir. Eteğin öndeki kısımları bele bağlanır. Üzerine de kuşak takılır.

Üç etek, Yozgat folklor ekibinin de vazgeçilmez giysisidir.

 

4. Bindallı: Kadife ve atlas kumaşlar üzerine  sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş, süslü bir giysidir. Nişan ve düğünlerde giyilen bu giysi; mor, kırmızı, nar çiçeği gibi göz alıcı renklerdedir. Tek parçalı ve belden kesiksizdir. Bindallı ile üç etek arasındaki en önemli fark bindallının tek parçalı oluşudur. Ancak bazı yörelerde üç etek ile bindallının özellikleri birleştirilerek üç etek bindallı adıyla anılmaktadır.

5. Entari:  Üç eteğin içine giyilir. Yaka ağızları ve kollar kanaviçe denilen işlemeyle süslenir. İşlemelerde kök boya ile boyanmış ipler ve canlı renkler kullanılır.

6. Cepken: Kolları yırtmaçlı ve uzun, harçla işlenmiş bir tür kısa, yakasız üst giysisidir.   Üç eteğin üstüne giyilir. “Salta” ve “libade” olarak da adlandırılır. Genellikle mor ve bordo renkli kadife ya da çuhadan yapılır. Boyu, belin altına gelecek biçimde ve önü açıktır. Üstü çeşitli işlemelerle kaplıdır.

 

 7. Şalvar: “Zıvga” olarak da bilinen şalvar, üç etek ve cepken altına giyilen olmak üzere iki çeşittir. Cepken altına giyilen şalvar, cepkenle aynı kumaştan olur. Cepkendeki işlemeler şalvarda da bulunur. Üç etek altına giyilen şalvar, tek renk olabileceği gibi işlemeli de olabilir. Şalvarın bel kısmında bir iple bağlanabilmesi için iki parmak kalınlığında bel kuşağı (uçkurluk) vardır.

8. Bel kuşağı: “Uçkurluk” olarak da bilinir. Bele sarılır. Uçlarında bağlamaya yarayan bağcıklar bulunur. Bel kuşağının ucuna takılan, boncuk ve püsküllerle süslü ince bir parça bulunur. Buna da “bel boncuğu” denir.

 

 

 9. Peşkir: Kuşağın üzerine tutturularak cep görevini gören bir önlüktür. “Yağlık“ olarak da adlandırılır. Üstü işlemelerle süslüdür. Yörede pamuk ipliğinden dokunmuş ince havluya da “peşkir” denmektedir.

10. İçlik (Göynek): İçe giyilen çamaşır, iç gömleği.

11. Paçalı, İşlemeli Don: Bir iç giysisidir. Ketenden (bürümcükten) yapılır. Bacağa giyilir.

 

12. Ellik (eldiven): Yünden örülmüş ve çeşitli motiflerle süslenmiştir. Halen yaygın biçimde kullanılmaktadır.

13. Çorap: Beyaz ya da renkli yünlerden yapılmış işlemeli ayak giyeceğidir.

 

 

14. Çarık: Ayağa giyilen dana derisinden yapılmış ayakkabılardır.

Günümüzde geleneksel kadın giysilerinin bir bölümü (entari, şalvar, çevre, yün çorap gibi) hâlâ giyilmektedir. Ancak günün değişen koşullarıyla geleneksel kadın giysisi eski gücünü yitirmiştir. Günümüzde özellikle kent merkezinde ve ilçelerde boydan giysi, etek, ceket, pantolon gibi giysiler çokça giyilmektedir. Geleneksel giyim ise folklor ekiplerince yaşatılmaktadır.

Yeri gelmişken Yozgatlı kadınların giysi dışında kullandıkları birtakım gereçlerden de söz etmekte yarar var: Bunlar; kemer, mendil, çanta, bohça, heybe, yastık, yorgan, perde, yatak takımı, kilim, halı gibi gereçler ve iğne, yüzük, bilezik, beşibirlik, kremse gibi takılardır. Kemer, mendil, çanta ve takılar giyimin tamamlayıcı öğeleridir.

 

GELENEKSEL ERKEK GİYSİLERİ 

Geleneksel erkek giysileri de kadın giysileri gibi birtakım parçalardan oluşur:

1. Fes: Başa giyilen fes genellikle bordo renklidir. Keçeden yapılmış olup tepe ortasından aşağıya doğru kısa püsküllüdür.

2. Poşu: Kenarları saçaklı ipek, pamuk, yün ve benzerlerinden yapılmış bir tür baş örtüsüdür. Fesin üzerine kırmızı, sarı, yeşil, mor yollu ipek kare şeklinde katlanarak bir ucu sağ kulağın arkasından sola doğru sarılır. Diğer uç, solda poşunun altına sıkıştırılır. Zenginler ise fesin üzerine “Hint Ebanisi” denilen ipek örtüyü sarık gibi sararlar.

3. Cepken: Kilim tezgâhlarında dokunan kaba kumaşlardan dikilir. Önü tamamen açıktır. Kolları uzundur. İlik ve düğme bulunmaz. Kol ağızları yırtmaçlı ve işlemelidir.

4. Potur: Arka tarafında kırmaları olan, paça kısımları aşağı doğru daralan bir tür pantolondur. “Şalvar” veya “zıvga” olarak da adlandırılır. Genel olarak keçeli kalın kumaştan dikilir. Poturun paça kısımları aşağı doğru daralır, kalça kısmı toplu bir biçimde genişçe dikilir.

5. Uçkurluk (Bel Kuşağı): El tezgâhlarında renkli ve düz olmak üzere iki biçimde dokunmuş 15-20 cm arasında değişen uzun kuşaktır. Poturun bel kısmına bir iple bağlanır.

6. Yağlık: Bel kuşağına tutturularak yana bağlanan mendil.

7. Ellik (Eldiven): Yünden dokunmuş, işlemeli el giyeceğidir.

 8. Çorap: Şişle örülen yün çoraplardır.

 

9. Çarık: Tabaklanmış deriden yapılır. Üst kısmı deri ya da iple büzülerek ayakta kalıplanarak giyilir.

 

10. Ayakkabı: Zenginlerden bazıları “livanlı” denilen kundurayı, bazıları da “yemeni” denilen özel biçimde hazırlanmış ayakkabıyı giyerler. Genelde erkek ayakkabılarının ucu sivri, yüzü bileğe kadar kapalı, yanları lastikli, çevresi ve önü kıvrımlı şekil ve dikişlerle süslü, yüksek topukludur. Rengi de siyahtır.

       
Bu arada günümüzde özellikle köylerde hâlâ giyilen “mest”ten de söz etmek gerekir. Mest, ev içinde giyilen, üzerine mesh edilen, kısa konçlu, hafif ve yumuşak bir ayakkabı türüdür. Dışarı çıkılırken mest lastiği denilen bir lastik ayakkabıyla birlikte giyilir.

Günümüzde geleneksel erkek giysilerinin bir bölümü (şalvar, poşu, yün çorap gibi) köylerde hâlâ giyilmektedir. Ancak sözü edilen erkek giysileri günün koşullarına ayak uydurarak değişmiştir. Günümüzde özellikle kent merkezinde, ilçelerde ve çoğu köylerde pantolon, ceket, gömlek ağırlıklı bir giyim görülmektedir. Geleneksel erkek giysileri, bugün folklor ekibi oyuncularına giydirilerek yaşatılmaya çalışılmaktadır.           

 




 
Facebook -  Twitter'da Biz
Yayınlarımız      Webmail
İntranet  KültürPortalı
Alo 176
Bize Yazın
         
     
     

 

İçerik Görüntülenme Sayısı

Bu sayfa 25707 kez gösterilmiştir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı © 2014